Doğru Koku, Etklileyici İzlenim !

Doğru Koku, Etklileyici İzlenim !

Parfüm, en vazgeçilmez tutkularımızdan. Hangi notaları tercih ederseniz edin, her biri arkanızda bıraktığınız büyülü bir dünya. Ancak bu büyülü dünyaya adım atmak bazı markalarda yüksek bir karşılık istiyor, çünkü bazı parfümler astronomik fiyatlara satılıyor. Lüks duygusu, estetik, şıklık, popülarite, kalıcılık, farklı olma isteği… Her kadının elbette kaliteli bir parfüme haiz olmak için gözden çıkarabileceği bir bedel var. Peki bir parfümün fiyatı belirlenirken neler göz önünde tutuluyor dersiniz?

İçeriği..
Pahalı parfümlerde kullanılan uçucu yağlar çoğu zaman saf. Peki uçucu yağlar ne derece önemli? Uçucu yağlar üst notalara, orta notalara ve temel notalara ayrılıyor. En üstteki notalar derhal kokuyor ve yaklaşık yarım saat kalıyor. Orta notalar bundan yarım saat sonra gelişiyor ve 2-4 saat süresince kalıyor. Günün nihayetinde cildinizde kalan kokuyu ise temel notalar şu demek oluyor ki baz notalar oluşturuyor.

Özel parfümler ender çiçek yaprakları yada ender bir kökün özünü yer ediniyor, örneğin sümbülteber ve yasemin şeklinde. Parfümde kullanılan yağları oluşturmak için tam anlamıyla tonlarca çiçek gerekiyor. Bu çiçeklerden bazıları ise yılda sadece bir ay çiçek açıyor. Yılda sadece bir ay açan bir çiçekten elde edilen bileşik de doğal olarak parfümün fiyatını artırıyor. Bazı çiçeklerin güneş doğmadan önce toplanması, bazılarının ise yağının hemen çıkarılması gerekiyor. Kimi zaman bir şişe parfüm üretmek için 10 bin yasemin çiçeği yada 28 düzine gül gerekebiliyor. Örneğin 1600 dolara satılan Joy by Jean Patou’nun fiyatının yüksek olmasının en önemli sebeplerinden biri içeriğindeki Grasse yaseminleri. Yasemin çiçekleri, Fransa’nın Grasse kentinde yazları iki haftada hasat ediliyor. Tek bir şişe yapmak için 28 düzine gül ve 10 bin 600 yasemin gerekiyor. Her yıl sadece 50 adet şişe üretiliyor. İşin bir sürü inceliği var anlayacağınız. Nadir bulunan kökler kokuya dönüşene kadar uzun ve sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Misk yahut amber gibi içeriklerin elde edilmesi ise hayli zahmetli. Yasemin, Bulgar gülü, oud, orris ve amber en güzel ve kıymetli içerikler arasında. İçeriklerine daha rahat ulaşılabilen yahut sentetik maddelerden üretilen parfümler ise nispeten daha ucuz. Dünyaca ünlü tasarımcıların parfümlerinin pahalı olmalarının bir nedeni de nadir bulunan içerikleri. Örneğin dünyanın maksimum satan parfümlerinden önde gelen Chanel No. 5’te civet adlı bir madde bulunuyor ve misk kedisinin bezinden salgılanıyor.

Şişesi..
Pazarlama stratejisi açısından bir ürünün dikkat çekebilmesi için güzel bir ambalaja haiz olması gerektiği sır değil. Bu da şirketlere yüksek meblağlara mal oluyor. Örneğin dünyanın en pahalı parfümlerinin bazıları, Baccarat kristalinden meydana getirilen şişelerde satılıyor. Baccarat bugün en iyi kristali oluşturan ve satan bir Fransız şirketi.

Pazarlama Stratejisi..
Özel şirketler, bir parfümü pazarlamak için ünlü parfümörlere ve reklam kampanyalarına ciddi rakamlar ödüyor. Bu da haliyle parfümün fiyatını belirleyen unsurlar arasına katılıyor. En pahalı parfümler genel anlamda en seçkin moda markalarından geliyor. Minik bir şişe parfüm özel olarak tasarlandığı zaman, sadece parfüm için para ödemiyorsunuz. Parfümün içeriğine, parfümü satan mağazaya, markayı yapan firmaya, reklamcılara hatta reklamda görünen modele bile para ödüyorsunuz aslına bakarsak.

Ustalık..
Parfümü değerli kılan aslolan unsurun kreatif sürecin başındaki parfümörün mahareti olduğunu söylüyor. “Çünkü parfümün içerisine konulan yüzlerce hammaddenin bir araya gelerek, beğenerek kullandığımız bir karışım haline gelmesi ustalık gerektiriyor. Parfüm üzerinde başarıyla çalışan fert sayısı dünyada 200’ü geçmiyor. Parfümörün istediği sonuca ulaşmak için çok değerli hammaddeler kullanması gerekebiliyor. Hammaddenin değerli olmasındaki etkenlerden en baştakileri bitki, odun, çiçek, kök ve benzerlerinin esanslarının çıkarılmasındaki işçilik ve bu maddelerin azca bulunur olması.”

Bulgaristan’daki Gül Vadisi, dünyadaki gül yağının yüzde 70’ini üretiyor. Her çiçeğin tek tek kesilmesi gerekiyor ve güller hemen bir damıtma tesisine alınıyor.

İçerikleri değerli kılan ne?
Misk: Büyük olasılıkla tüm parfüm içeriklerinin en kuvvetlisü ve pahalısı. Tüm parfümlerin yüzde 90’ında bulunuyor. Misk, Asya’nın yüksek dağlarında yaşayan misk geyiğinin erkeğinin karın derisi ile cinsel organı arasındaki bir bezden elde ediliyor. Aslına bakarsak misk Sanskritçe şu demek oluyor ki antik Hintçe’de testis anlamına geliyor. Misk geyiği soyu tükenmekte olan hayvanlar sıralamasına girmiş olduğu ve misk yağı, elde edilmesi çok pahalı bir madde olduğundan laboratuvarlarda bileşik olarak da üretiliyor. Çok iyi bir sabitleyici ve son derece uzun ömürlü.

Amber: Burada sözü edilen, yaygın olarak yanlış bilindiğinin aksine bir çam türü olan pinus succinifera’nın fosilleşmiş reçinesi doğrusu kehribar değil. Koku piyasasında kullanılan amber, sperm balinası veya kaşalot denilen büyük balinanın (physeter macrocephalus) sindirim sisteminde üretilen ve denize bıraktığı salgının toplanmasıyla veya laboratuvarlarda sentetik olarak üretilmesiyle elde ediliyor. Bu balinalar sığ denizlere girmedikleri için amberin elde edilmesi hayli zor. Amber, eşsiz kokusunun yanı sıra bir kokunun kalıcılığını artırmak için sabitleyici olarak da kullanılıyor.

Öd ağacı (Oud): Güneydoğu Asya ve cenup Amerika’da bulunan Agarwood ağacının küfünün oluşturduğu bir reçine ki dünyanın en pahalı reçineleri içinde. Bu reçinenin elde edilmesi çok zor, çünkü içinde saklı olduğu ahşaptan çıkarılması son derece titizlik ve dikkat gerektiriyor. Öd ağacı hammaddesine, ağacın bir çeşit hastalığa yakalandıktan sonrasında oluşan katmanlarının elle tek tek soyulması ve esansının çıkarılmasıyla ulaşılıyor. Bu işçilik öd hammaddesini oldukca pahalı kılıyor. Bu yüzden dünyanın en pahalı yağlarından biri.

Orris: Londra’daki Les Senteurs mağazasının parfüm arşivcisi olan James Craven, dünyadaki en pahalı üç parfüm bileşeninden biri olarak orrisi seçti. Tatlı iris denilen bir tür süsen çiçeğinin kökü olan saf orris, parfüm yapımında en değerli ve pahalı maddelerden biri olarak kabul ediliyor. Menekşeye benzer bir kokuya sahip olan bu kökler toplandıktan sonra kurumaya bırakılıyor. Tıpkı şarap gibi bir bağbozumu ritüeli var. Kökler 3-5 yıl kadar olgunlaşması için bekletiliyor. Tüm süreç altı yılı bulabiliyor ve bir ton kök, kokuyu elde etmek için gereken yaklaşık iki kilo esansiyel yağı üretiyor. Bu birim nerede ise altın fiyatının dört katı.

Yasemin: Yasemin ve bileşik versiyonu, tüm hanım parfümlerinin yüzde 80’inden fazlasında kullanılıyor. Yasemin çiçekleri inanılmaz derecede kırılgan ve yaprakların çürümemesi için hemen toplanıp özel sepetlere yerleştirilmesi gerekiyor. Çok yoğun olduğu için yağların en önemlisi olarak nitelendiriliyor ve kokuları kullanmak için gereken mutlak yağın 1/25’ini elde etmek için 8 bin yasemin çiçeği gerekiyor; yani lavanta yağının fiyatıyla karşılaştırıldığında neredeyse beş katı.

Bulgar gülü: Yasemin şeklinde, çoğu kokuda gül yağı bulunuyor. Bir pound yani 0.45 kilo yağ üretmek için 2 bin pound yasemin yağı gerekirken gül yağının bir poundunu damıtmak için 10 bin pound gül yaprağı gerekiyor. Bulgaristan’daki Gül Vadisi, dünyadaki gül yağının yüzde 70’ini üretiyor. Bu vadide toplama mevsimi 300 yıldan daha eski ve çok kısa. İşçiler mayıs ayından haziran ayına kadarki sürede güneş doğmadan önce gülleri toplamak zorunda. Ek olarak her çiçeğin ayrı ayrı kesilmesi gerekiyor. Toplanan güller hemen bir damıtma tesisine alınıyor.

Enflasyon Krizi – Dudakl uçuklatan fiyatlar…
Parfüm markalarının kullandığı bir öteki strateji de, ürünlerini kaliteli bir şarap veya sanat benzer biçimde pazarlamak. Piyasaya sadece sınırlı miktarda şişe sürüyorlar ve bunlar da astronomik fiyatlara haiz. Öyle ki parfüm dünyasının tasarımlarıyla adından söz ettiren şişeleri adeta bir mücevher şeklinde parlıyor. Örneğin DKNY Golden Delicious, tam 1 milyon dolarlık -yanlış okumuyorsunuz- fiyatıyla üstün dereceli kırdı. Takı tasarımcısı Martin Katz’ın imzasını taşıyan parfüm şişesi, 2909 adet sarı elmas, yakut, sarı safir ve pırlantayla süslenmiş. Bu taşların her biri New York şehrinin silüetini oluşturuyor. Clive Christian No.1 Imperial Majesty’nin fiyatı ise ons başına 12.721.89 dolar. Şişesi çok özel, çünkü üretim sürecinde ihtiyaç duyulan duyarlılık gösterilmezse çok basit kırılıyor ve üzerinde çalışılması çok zor. Şişenin boynu pırlanta ve 18 ayar altından yapılmış. Yakasında ise bir karat beyaz elmas bulunuyor. Baccarat Les Larmes Sacrees de Thebes, Baccarat kristalinden yapılan şişesiyle 1700 dolar’dan satışa sunuluyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir