Sizi bu havalar mahvetmesin!

Sizi bu havalar mahvetmesin!

Sonbahar sadece ruhunuzu değil, libidonuzu da etkiliyorsa dikkatli olun. Çünkü her bahar karşımıza çıkan mevsimsel depresyon illeti, sosyal yaşam kadar cinsel hayatta da olumsuz sonuçlara neden olabiliyor.

 

Havaların soğuması, günün geceye daha erken dönmesi, kapalı mekanlarda geçirilen sürenin artması ve daha biroldukça neden, mevsimsel depresyonun ortaya çıkmasına yol açabiliyor. İçsel ve dışsal tüm uyaranlara karşı kırılganlığın azalması, girişim enerjisinin ve kendine güvenin yiterek umutsuzluğun, karamsarlığın güçlenmesi biçiminde belirtilen ruhsal bir bozukluk olan depresyon, yaşamın her döneminde, hepimiz tarafından tecrübe edilebiliyor. Utanılacak bir konum olmayan bu ruh hali en sık duygusal, davranışsal, bedensel, zihinsel ve cinsel birtakım değişikliklerle kendini gösteriyor. Bu da kişinin yaşamdan keyif alamamasına, kendini değersiz, yetersiz ve çaresiz hissetmesine, iştah bozukluklarına, uyku sorunlarına hatta cinsel işlev bozukluklarına yol açıyor. Erken teşhis edilemediğinde, önemsenmediğinde veya bir uzmanla görüşülmediği takdirde kronik bitkinlik, halsizlik, sessiz kalma ve ağlama nöbetleri de bu tabloya eklenebiliyor.

Ruhunuza sonbaharı ve kışı yaşatmayın

“Cinsel isteğim azaldı, çok uykum olmasına rağmen gece uykuya dalmakta zorluk çekiyorum, sabahları da zar zor uyanıp gün boyu halsiz ve bitkin oluyorum, mutsuzum, içimden bazen ağlamak geliyor…” şeklindeki yakınmaların mevsim geçişlerinde yaşanabileceğine dikkat çeken Memorial Wellness’tan Psikoterapist Cem Keçe, “Ruhu Hsıtan ve insana pozitif yönde enerji yükleyerek yüzünü güldüren güneş ışınlarının yokluğu nedeniyle, insanlarda mevsimsel depresiflik görülebiliyor. Güz ve kış mevsimlerinde günlerin kısalması, güneş ışınlarının azalması ile mecburi olarak kapalı ortamlarda kalmak insan psikolojisi üzerinde negatif etki bırakıyor. Özellikle kadınları tesiri altına alan mevsimsel depresyon sonucu dinlenemeyen, uykusunu alamayan, kendini karamsar hisseden kadınların cinsel isteği de zamanla azalabiliyor” diyor.

Depresyon ve cinsel isteksizlik birbirini tetikliyor

Mevsimsel depresyon ile birlikte gelişen cinsel istek azalması, cinsel uyarılma ve orgazm sorunlarını da beraberinde getirebiliyor. Kadın, partneriyle cinsel birleşme yaşasa bile zevk alamamaktan şikayet edebiliyor. Bu durumda kadın, kendi yetersizliğinden kaynaklanan bir problem olduğu düşüncesiyle depresyona girebiliyor. Dolayısıyla depresyonun cinsel sorunlara yol açabildiğini, cinsel sorunların da kadının içinde bulunduğu depresif ruh halini ağırlaştırabildiğini söyleyen Psikoterapist Keçe, şöyle devam ediyor: “Sonbaharın verdiği karamsarlık nedeniyle mutsuz olan kadın, daha önce var olmayan cinsel sorunların ortaya çıkması nedeniyle cinsel hayatının sona erdiğini düşünerek depresyonu çok daha ağır geçirebiliyor. Bu tür vakalarda, cinsel isteksizlik nedeniyle başaramama korkusu yani performans anksiyetesi yaşayan kadın, depresyonu tedavi edilmesine rağmen cinsel işlev bozukluğu yaşamaya devam edebiliyor.

Mevsimsel depresyon bulaşıcı olabiliyor
Yapılan araştırmalar, evli ve birlikte yaşayan çiftlerde depresyonun bulaşıcı olma ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor. Eşlerden birinin mevsimsel depresyona yakalanması, gerek iletişim yönünden gerekse cinsel yaşamda gelişen aksaklıklardan dolayı tüm aileyi etkileyebiliyor. Bu durumda partnerin sabırlı, anlayışlı ve yönlendirici olması gerektiğinin altını çizen Psikoterapist Keçe, “Eşine yardım eden erkek, ona verdiği cesaretle partnerini ciddi sonuçlar oluşturabilecek bir durumdan da kurtarabiliyor” diyor. Mevsimsel depresyon, tedavi edilmediğinde yaşamı çekilmez bir hale getirebiliyor. Bu sorunun görüldüğü kişinin, özellikle de kadın partnerin, duygusal olarak aileden ve cinsellikten uzaklaşmasını engelleyebilmek için erkeğe büyük görevler düşüyor. Erkek, partnerine ne kadar ilgili, alakalı ve anlayışlı davranırsa mevsimsel depresyon o kadar kolay sona ererek, cinsel yaşama sirayet etmeden ortadan kalkabiliyor. Psikoterapist Keçe, alınabilecek diğer önlemleri şöyle sıralıyor: “Mevsimsel depresyon tanısı alan kişinin olabildiğince güneşe çıkması, yüzünü ve sırtını sıcağa yani güneşe vermesi, rahatlamak için doğal yağlarla vücuduna masaj yapması, bol bol temiz hava alması, arkadaşlarıyla ya da partneriyle moral verici aktiviteler yapması, hafif müzik dinlemesi, bol bol gülmesi, spor yapması, protein ve Omega-3 içerikli besinler alması önem taşıyor.”

Seks birçok psikolojik sorunu çözebiliyor

Hanım sekse sevgiyle, erkek ise şehvetle hazırlanıyor. Yatak odasına giden süreçte, kadın adama şehvet ve erotizm sunarken, erkek de hanıma sevgisini esirgemeyip romantik davranırsa erotizmin ve romantizmin dansının başladığını belirten Psikoterapist Cem Keçe, “Şehvetli olan bu dansın ritmi, hem mevsimsel depresyonun oluşmasını önlüyor hem de mevcud mevsimsel depresyonun tedavisi gerçekleşiyor. Şehvet denince akla herkeste olmayan, olağandışı bir cinsel enerji yahut aşırı veya önüne geçilemez cinsel istek fazlalığı geliyor. Oysa şehvet yakın, samimi bir sevgiden öte partnerlerin birbirlerine duyduğu, onları zamanın ve mekanın ötesine taşıyacak kadar derin arzu ve özlemi ifade ediyor. Depresyonun en iyi ilacı olan şehvet, bir haz döngüsü olmasının yanı sıra sevgiden çok daha güçlü” diyor.

En büyük yanlış ilaç kullanımı!

Mevsimsel depresyon ile baş edebilmek adına hekim tavsiyesi olmadan alınan ilaçlar, duygusal etkileşimin ve cinsel yaşamın baş düşmanı olarak belirtiliyor. Dolayısıyla doktor tavsiyesi olmadan depresyon ilaçları kullanılmaması gerekiyor. Ek olarak günümüzde depresyon tedavisinde kullanılan ilaçların pek çoğu yan tesir olarak cinsel isteksizliğe ve cinsel fonksiyon bozukluklarına yol açabiliyor. Erkeklerde sertleşme probleminin ortaya çıkış sebeplerinin ilk sıralarında yer alan depresyon ilaçlarının, erkeklerde ve hanımlarda cinsel istekte azalma, orgazm yoğunluğunda düşme ile duygusal çatışmalara yol açabildiğini belirten Psikoterapist Keçe, “Bu yöntemler haricinde, depresyonla başa çıkmanın en hızlı ve basit yolu bir uzmana başvurmaktan geçiyor. Uzmanlar tarafınca tedavi edilebilen depresyonla başa çıkabilme yolunda ilk hedef, ferdin hayatında ve özellikle de ikili ilişkilerinde nelerin eksikliğini hissettiğini bulmaya yönelik oluyor. Bu süreçte ferdin kendisi kadar ikili ilişkileri (cinsel yaşamı, davranış biçimi ve bildirişimi) de önem taşıyor. Çünkü istemsiz olarak maskelenmeye çalışılan depresyon, ikili ilişkilerdeki davranış, tutum ve bildirişim değişimleri ile daha rahat ortaya çıkabiliyor. İkinci olarak da depresyonun kişinin yaşamına ne kadar girmiş olduğu bulunmaya çalışılıyor. Fert, ikili ilişkilerini, ev yahut iş hayatını sürdüremeyecek durumdaysa ve ağlama nöbetleri oluyorsa, psikiyatri uzmanına yönlendirilerek ilaç tedavisine başlanıyor. Psikoterapi ve ilaç tedavisi, ferdin kendini daha iyi hissetmesine yardımcı oluyor. Mevsimsel depresyonun ne kadar zamandır olduğu, ferdin entelektüel yeteneği ve yaşı, cinsiyeti yada çalışıyor olup olmadığı psikoterapinin süresini belirliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir